oss hazirligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oss hazirligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2009 Cuma

2009 ÖSS SINAV TEKNİKLERİ

Sınavda, bilmek kadar bilgiyi soruda kullanabilmek de önemlidir. Çünkü çoğu öğrenci, genellikle bu teknikleri uygulamadıkları için cevabı bildikleri halde soruda yapamazlar. Ve sonuçta sınavdan sonra Aslında ben 5-10 net daha fazla yapabilirmişim, bu cevapları biliyordum ama nasıl kaçırdım hayret derler.

Bu nedenle aslında sınavda insanların başına bela olan sorular bilmedikleri değil, (onları boş bırakırlar) bilip yapamadıkları sorulardır. Çünkü o soruları bilirsiniz ama, teknik hatalar yaptığınızdan dolayı yanlış yaparsınız.
İşte aşağıdaki teknikler, sizin netlerinizi artıracak ve bilginizi soruda tam olarak kullanmanızı sağlayacaktır.

Sınavda nereden başlamalıyım?

Her şeyden önce sınavda denemelerdeki alışkanlığınız neyse oradan başlamanız lazım. Bununla birlikte, sizin için puan olarak hangi ders daha yüksekse kesinlikle o dersten başlamalısınız.

Sorulara nasıl konsantre olabiliriz?

Size bir sınav için gereken en temel soruyu soruyorum: Sınavda hangi soruya odaklanılır?
Sınavda, sadece çözdüğünüz soruya odaklarnırsınız.
Bir önceki soru ya da bir sonraki soru sizi hiç ilgilendirmez.
Çünkü sınavı birer soru birer soru yaparak kazanırsınız. Sınavı bir bütün olarak görmeyin. Her bir soru sadece bir sorudur.
Kaç soru yapmanız gerekiyorsa sınavı o kadar parçaya bölün..
Örneğin OKS"ye giricekler sınavı 100"e bölmeliler. Yani sınav 100 ayrı sorudan oluşmaktadır.
SBS için 6. sınıflar 80, 7. sınıflar 90
ÖSS için de 180"e bölebilirler.
Ve her bir soruya ayrı ayrı konsantre olun
Çünkü bütün sorular birbirinden bağımsızdır.
Bir bütünü parçalara böldüğünüzde hem daha rahat olursunuz hem de daha konsantre olursunuz.

Konsantre olmanın anahtarı şimdide olmaktır. Şimdide değilseniz ya geçmiştesinizdir ya da gelecektesinizdir. Bu nedenle sınavda soruları çözerken kendi kendinize
Şimdi 10. sorudayım, şimdi 11. sorudayım diye telkinde bulunun. Bu sizi çözdüğünüz soruya etkin bir şekilde odaklayacak ve konsantrasyon gücünüzü artıracaktır.

Sınavda dikkatsizliklerin en temel sebebi, soruyu okurken gözün cevap şıklarına takılmasıdır. Bu da, soruları gerektiği gibi anlamamızı engeller. Çünkü zihin konsantre olduğu zamanlarda sadece bir noktaya sabitlenir. Hem soruya hem cevaba bakarasınız hem soruyu hem de cevabı tam olarak anlayamazsınız. Önemli noktaları kaçırırsınız ve sınavdan sonra
Aa hayret, "değildir"i fark etmemişim, "çıkarılamaz" ifadesini atlamışım gibi cümleler söyleriz. Bu nedenle sınavda sadece çözdüğünüz soruya odaklanın.
Daha da ileri gidersek sınavda hangi soruyu çözüyorsanız o sorunun soru kısmındaysanız soru kısmına odaklanın cevap kısmı o anda sizi ilgilendirmez. Cevaba geçtiğinizde cevap kısmına odaklanın.

Şıkları sonuna kadar okuyun

Bir soru son şıkta biter. Yani ÖSS için E şıkkı diğerleri için D şıkkında biter.
Cevapları kesinlikle sonuna kadar okuyun hiçbir cevaba balıklama atlamayın.
Bilgi sorularında dikkatsizliği en aza indiren yöntem

Bilgi sorularında, dikkatsizlik oranınızı en aza indiren en etkin yöntem, okurken, cevaba elinizi ya da bir kâğıt parçasını kapatmaktır. O zaman isteseniz de gözünüz cevaba kaymaz, soruyu tamamen okursunuz ve en etkili bir şekilde anlarsınız.

Önemli bilgilerin altını çiz

Sorulardaki önemli bilgilerin altını çizerseniz görsel dikkatinizden kaçan bilgiler dokunsal dikkatinizden kaçmaz.

Bir sorudaki en önemli ifade nedir?

Bir sorudaki ön önemli ifade en son ifadedir. Soruda neyin istendiği çoğunlukla en son ifadede belirtilir. Bu ifadeyi balon içerisine alarak özel olarak dikkatinizi verin. Çünkü beynimiz, çoğunlukla
değildir, çıkarılamaz gibi olumsuzlama ifadelerini olumlu algılamaya eğilimlidir. Ve olumsuzlamalardan dolayı çok sayıda soru kaçırılır.

Problem sorularını nasıl okumalı?

Bu sorulardaki verileri mutlaka yanlardaki boşluklara yazın ve çözerken bütün işlemlerinizi zihninizden değil, yazarak yapın. Böylelikle işlem hatası yapmazsınız.

İki şıkka indirdim ama hangisi doğru?

Bilgi sorularında, iki şıkka indirdiğinizde, çoğunlukla ilk aklınıza gelen doğrudur. Kesin, yüzde yüz emin olduğunuz bir mantığa dayanmadan ilk aklınıza gelen şıkkı değiştirmeyin veya gerekirse soruyu tekrar okuyun. Bunu denemelerden de bilebilirsiniz. İstisna da olsa bunun tam tersi olan arkadaşlarımız da vardır ve onlar kendilerini bilirler..

Uzun paragraf sorularını nasıl okumalı?

Bu soruları önce soru bölümünden başlayarak okuyun. Yani önce soru bölümünü okuyun sonra bu bakış açısıyla paragrafı okuyun. Ve özelikle bu sorularda çeldiricilerin çok olduğunu bilerek soruları çözün


A ve B şıklarına dikkat!

Özellikle çeldirici cevaplar bu sıklarda gizlidir bu nedenle bu şıklarda daha dikkatli olun.

Hatırlayamadığımız soruları nasıl geçebiliriz?

Hatırlayamadığınız sorulara daha sonra dönmek için yanına bir soru işarete koyun ve geçin. O soruyu sonra hatırlayabilirsiniz. Ancak, o soruda zaman kaybederseniz daha rahat yapabileceğiniz soruları kaçırabilirsiz.

Sorulara yaklaşım: Önyargı ile yaklaşma

Soruları çözerken sorunun ne istediği önemlidir.
Siz ,Soruda bir hinlik var mı acaba diye düşündüğünüzde sorunun sizden istemediği bir mantığa kaymaya başlarsınız.
Sorulara önce düz, basit bir mantıkla yaklaşın ve sorunun sizden ne istediğine yoğunlaşın.
Sizin soruyu nasıl anlamak istediğiniz değil, sorunun sizden ne istediği önemlidir. Aslında daha önemlisi soruyu hazırlayan insanların bakış açısıyla bakmaya çalışın.

Sınavda nasıl dinlenelim?

Sınavda her bir bölümü bitirdikten sonra 5-10 saniye dinlenebilirsiniz. Ayrıca sınavın yarısında da yine 20-30 saniye dinlenebilirsiniz.
Bu dinlenme sürelerinde;
Gözlerinizi kapatın ve gözlerinizi dinlendirin.
Derin nefes alın biraz içinizde tutun ve yavaşça verin.
Suyunuzdan için.
Kaşlarınızın üzerine masaj uygulayın.
Etrafınızdaki kişileri rahatsız etmeden gerinin. Streching, yani gerinme iyi bir rahatlama yöntemidir.
Kendinize, her şey iyi gidiyor gibi pozitif telkinlerde bulunarak kontrolün elinizde olduğunu hatırlayın
Unutmayın, iyi dinlenirseniz daha konsantre ve rahat olursuz. Bu da size daha çok net yaptırır.

Alıntıdır

18 Nisan 2009 Cumartesi

Çalışmaya, zor derslerden başlayın !

ÖSS ve SBS’ye hazırlanırken adayların en büyük yanlışı plansız ve düzensiz çalışmaktır. Bilinçsiz şekilde çok çalışmak yerine verimli öğrenmenin yollarını keşfetmek önemli.

Sevgili ÖSS ve SBS adayları;

başarılı bir okul hayatı geçirmek ve sınavlarda başarılı olabilmek öğrenilmiş bilgilerimizin bir sonucudur. Bu nedenle başarıyı yakalayabilmek için yapılması gereken bilinçsiz bir şekilde çok çalışmak değil, verimli ders çalışma yollarını bilmek ve verimli ders çalışmaktır. İşte bu sebeple Modern Eğitim Dershaneleri Rehberlik Servisi olarak bu hafta ki buluşmamızda sizlere ‘Verimli Ders Çalışma Teknikleri’ ile ilgili bilgiler vermek istedik.

Emrah AYDIN Modern Eğitim Dershaneleri Rehberlik Bölüm Başkanı

SINAVLARA hazırlık sürecini planlı ve verimli bir şekilde değerlendiren öğrenciler pek tabi ki amaçlarına ulaşacaklardır. Yıllar boyu yapılan araştırmalar göstermiştir ki, başarısızlığın en önemli nedeni planlı ve düzenli çalışma eksikliğidir. Ailelerin öğrencilerinden genel olarak beklentileri çocuklarının derslerine çok çalışıp başarılı olmalarıdır. Bu nedenle pek çok aile çocuğundaki başarı eksikliğinin nedenini yeterince çalışmamasına bağlar. Ancak bize göre asıl neden çoğu zaman öğrencilerin yeterince ders çalışmaması değil verimli ders çalışmamalarıdır. Peki nedir bu verimli ders çalışma yöntemleri?

HEDEF BELİRLEYİN

HER çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Başarılı insanlar incelendiğinde bu kişilerin ne yapmak istediğini bilen, hedefini çok önceleri belirlemiş, bu hedef doğrultusunda çalışmalarına yön vermiş ve hedeflerine ulaşmak konusunda kendilerine inanan kişiler olduklarını görürsünüz. Amaçları önceden belirlemek kişide ulaşılması gereken bir nokta düşüncesini meydana getirir. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vs. olabilir. Amaç belirlemek çalışmak için itici gücü oluşturur. Amacı belirlemek için bir çalışma planı yapmak gereklidir. Çünkü birkaç derse aynı gün çalışmak gerektiğinde hangisinden işe başlanacağının bilinmemesi ya da çalışmaya bir türlü başlayamamak planlı çalışmayı bilmememekten kaynaklanır. Hedefinize ulaşmanız bu süreci nasıl değerlendireceğinize bağlıdır.

GELECEĞE YATIRIM

ÖSS ve SBS geleceğimizi şekillendiren iki önemli basamaktır. Buradan elde ettiğimiz sonuçlarla gelecek için şimdiden iyi bir yatırım yapmayı isteriz. Biliriz ki bu sınavlardan elde ettiğimiz başarı veya başarısızlık gelecekteki yaşam standartlarımızı etkileyecektir. İnsanoğlu zaman zaman hedefe giden yolda birtakım engellerle karşılaşır ve bunun sonuncunda bazen ümitsizliğe kapılır ve başaramayacağını düşünür. Burada önemli olan böyle bir durumda bu olumsuz düşünceleri pozitif hale getirerek hedefimize ulaşmak için kullanmaktır. Hedefe giden yolda umutsuzluğa kapıldığınız, başarıya olan inancınızı kaybettiğiniz anlarda kendi kendinize sürekli olarak şunu tekrarlayın: ‘BAŞARACAĞIM!’

Zor derslerden başlayın

ZAMANI verimli kullanmak için mutlaka çalışma planı yapılmalı. Plan oluştururken okulda geçen zaman, eve geldiğimizde dinlenme süresi gibi unsurlar gözden kaçırılmamalıdır. Çalışmaya, zorlandığımız derslerden başlamak konsantrasyonumuz yüksek olduğundan anlamayı kolaylaştıracaktır. Çalışırken bir sayısal bir sözel ders diye dersleri sıralamak beynin bu alanları eşit miktarda kullanmasını sağlaması açısından önemlidir. Çalışma sırasında her 45-50 dakikada bir 10 dakikalık dinlenme molaları verebiliriz. Ancak ara verdiğimizde televizyon ve bilgisayardan uzak durmalıyız.

Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz!

FRANSA’DA, ağır işçilerin işleri hakkında araştırmayı yürüten görevli ilk işçiye sorar: ‘Ne yapıyorsun?’ ‘Kör müsün!’ diye bağırır işçi, ‘Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyorum.Bu çok ağır bir iş, ölümden beter.’

Görevli ikinci işçiye aynı soruyu sorar. İşçi cevap verir: ‘Kayaları mimariye uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getiriyorum. Ağır bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli, sonuçta bir işim var.’

Görevli üçüncü işçiye sorar. İşçi kollarını gökyüzüne doğru kaldırarak, ‘Bir katedral yapıyorum’ der.

Yani ilginç olan olaylara nasıl bakarsak öyle görürüz. Eksik yanlarına baktığımızda eksik yanlarını, dolu yanlarına baktığımızda dolu yanlarını görmemiz pekala mümkündür...

Star Gazetesi

...